Bir danışanım uzun süredir hem kendi hayatında hem de aile ilişkilerinde çeşitli sıkıntılar yaşadığını anlatıyordu. Evliliğinde uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar ve duygusal uzaklık vardı. Kendini zaman zaman değersiz, yetersiz ve amaçsız hissediyor; öfke, isteksizlik ve yoğun duygusal dalgalanmalar yaşadığını ifade ediyordu.

Günlük hayatında da yorgunluk, unutkanlık, uyku düzensizliği ve çeşitli bedensel yakınmalarının bulunduğunu söylüyordu.

Aileyi zorlayan konulardan biri de 8 yaşındaki çocuklarının yaşadığı bazı davranışsal ve öz bakım güçlükleriydi. Çocuğun zaman zaman yoğun tepkiler gösterdiği ve günlük yaşamında ailesini endişelendiren bazı davranışlarının bulunduğu anlatılmıştı.

Manevi destek kapsamında yaptığımız görüşmelerde danışanın kendi davranışlarını, aile ilişkilerini, dinî sorumluluklarını ve geçmişten taşıdığı kırgınlıkları gözden geçirmesi üzerinde durduk. Tevbe, istiğfar, kul hakkının telafisi ve kişinin yerine getirmediğini düşündüğü dinî sorumlulukları da bu manevi çerçevede ele aldık.

İlerleyen dönemde danışan, kendi hayatında ve aile ortamında olumlu değişiklikler gözlemlediğini ifade etti. Kendisini daha sakin hissettiğini, öfkesinin azaldığını, günlük işlerini daha düzenli sürdürebildiğini ve ailesiyle ilişkilerinin daha iyi bir noktaya geldiğini anlattı.

Çocuğunun günlük yaşamında kendilerini zorlayan bazı davranışların da azaldığını, aile içerisindeki iletişimin ve birlikte geçirilen zamanın daha huzurlu hâle geldiğini belirtti.

Burada anlatılanlardan belirli bir davranışın, hastalığın veya bedensel şikâyetin manevi bir sebepten kaynaklandığı sonucu çıkarılmamalıdır. Böyle bir sebep-sonuç ilişkisini bildiğimizi iddia edemeyiz.

Biz kendi hata ve sorumluluklarımızı gözden geçirir, tevbe ve istiğfarla Allah'a yönelir ve düzeltebileceğimiz şeyleri düzeltmeye çalışırız. Neticeyi ise Allah'a bırakırız.

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.

Herhangi bir şey arayın...