Kişinin tövbesinin kabul olduğunu kesin olarak bilmesi mümkün değildir. Ancak hayatındaki bazı değişikliklerden tövbesinin kabul olduğunu hissedebilir.

Bunlar; - Kulun kendisini günahlara uzak görmesi - Kalbinde kederin azaldığını ve her baktığı yerde Yüce Mevla'nın kudretini hissetmesi, - Hayır ehline yaklaşıp fasıklardan(günahkarlardan) uzaklaşması, - Dünya malının azını çok, ahirete yönelik amelin ise çoğunu az görmesi, - Kalbini devamlı olarak Allah tealanın (c.c.) farz kıldığı şeylerle meşgul etmesi, - Diline hakim olması, - Aralıksız hakkın rızasına dair bir düşünce hali yaşaması - ve daima yaptıklarından pişman olması, tövbenin kabul edildiğinin işaretleridir.

Allah Kuranı Kerimde :"Ey iman edenler! Siz Allah'a tevbe-i nasuh ile tevbe edin!" buyurmuştur. Tevbe-i nasuh işlenen günaha bir daha geri dönmemek üzere canı gönülden tevbe etmektir.

Şüphesiz Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul buyurur. Yeterki Allahtan ümit kesilmesin. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'de bir hadisi şeriflerinde : "Can boğazdan çıkmadığı müddetçe kulun tevbesi kabul edilir " buyurmuşlardır.

Kişi ümit ve korku arasında Allah'a her daim tevbe halinde olmalıdır. Kul tevbesinin kabulü konusunda şüpheye düşmemelidir. Tevbenin kabulü kulu ilgilendirmez.

O Allah’ın sahasıdır. Oraya karışamaz. O sadece tevbe etmeye bakmalıdır.

Ayette şöyle buyurulur: “Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.” (Bakara 160.)

Herhangi bir şey arayın...