Şunu gördüm ki; bir şekilde, hayatın zorluklarına çok fazla mızırdananların, herkese dert yananların, anlata anlata bitiremeyenlerin derdi bitmiyor, işleri bir türlü rast gitmiyor. Sanırsın ki dert bir tek ona gelmiş. Oysa herkesin bin bir türlü derdi ve imtihanı var.

Burada takdire rızasızlık, musibete sabırsızlık görüyorum. Bir manada şikayet dertten değil derdi veren Rabb’den oluyor. Tevekkülsüzlük var. Israrla ağlayan çocuğa, öfkeyle bir tokat da ebeveynin vurması gibi, dertten şikayet eden de derdini katmerleştiriyor.

Resûlullah şöyle demiştir:
"Müminin durumu ne hoştur! Her hâli kendisi için hayırlıdır. Bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına sevinecek bir hâl geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına sıkıntı gelecek olursa ona da sabreder; bu da onun için hayır olur."
M7500 Müslim, Zühd, 64

En doğrusunu Allah bilir. Sabretilecek derdinizin olmaması, olursa da sabrın nasip olması temennisiyle…

Herhangi bir şey arayın...